Bir ah ile bu alemi viran ederim ben

..ah minel aşk ve minel garaib..

Tag: #Şiir

Su – Edip Cansever

by melanous

4 yıldır aynı blog temasını kullanan bendeniz, nihayet yeni tema kullanma kararı aldım. Daha “aydınlık” bir tema seçtim bu sefer. Yeni tema’nın ilk şiiri “Su” İyi okumalar.

Bir gün, bir uzun gün hep denize baktık
Miller ve ağırlıklar bitti
Gelip geçmeler bitti, gemilerin
Beyaz ve kocaman gövdeleri
Gözün kahverengi suyuna geldik.

Palamutlar yaktık, çalılar her zamanki gibi
Süsledi bizi bu ufak değişiklik
Çok ağır bir şeydi gün dörtgenleri üstümüze düşen
Aydınlıktan kopan aydınlıktan kesilen
Ağır mı ağır
Kaldık ne kadar kaldıksa böyle
Sonra gün diye bildiğimiz ne varsa akıtıldı
Duvarlar, sarmaşıklar, evler akıtıldı
Güneşler, hızarlar, kıymıktaneleri
Vinç sesleri, çekiç sesleri bir bir.

Sokağın bitiminde dönüp arkama baktım
Her şey nasıldı diye
Sundurma hazin
Çarşı kararsız
Düzlerde yarlarda tepelerde
Kurtlar, tavşanlar, yılanlar erimekte
Herkes dünyayı bir yanından onarıyor sanki
Meltem belli belirsiz bir şeyleri kıpırdatıyor
Gözümü kapatıp baktığımda
Sudur gün.

Ah sudur, ne yandan baksam sudur
Suyun imgesi sudur
Trenlerin kalktığı her yerde
Bavullar sudur
Bir gün Erzurum çalkantısı
Öbür gün bir Konya pası
Manisadan görünen İstanbul kıyıları
Çantası açık duran bir kadının anısı ve
Dudak boyası
Ardahanlı bir kartal
Kızılcahamamlı bir pirinç
Tülbentler, yazmalar, krepler
Hep sudur
Askerin son defa memleketine baktığı
Yüzünü çevirince bir bardak gibi düşüp kırılan memleket
Ve gemilerin ağır ağır limanlardan çıktığı
Ah sudur.

Bir gün, bir uzun gün bir aynanın önündeyim
Kirpikler ve saçlar bitti
Gövdem duvara sürte sürte inceltilmiş bir nesne gibi
Dalgın ve uzun
Uzun ve sisli
Ben ki gövdemle tattım gövdemi, iyi bilirim
Bir hurma, bir başdönmesi
Kokusu başdönmesinin
Güzel kaplar aldım bu yüzden, ne kadar güzel kap varsa aldım
Bilmek için suyumu
Ve hazırlıklı değildim ve bildim
Ben suyun bir dakika durduğu
Durunca boğulduğu bir yerdeyim.

Bir kilimi yere sermek kadar güzel ne var
Sonra püsküllerini düzeltmek kadar
Ya sofraya dilim dilim kesilmiş bir domatesi koymaktı görkem
Kamyon sürmek yükünü bilmeden
Ve ikimiz bir akşamüstü sırasında
Ve akşamüstünün Anadoluya giden bir otobüs gibi kalkması sırasında
Dağlarda, tarlalarda, köprü altlarında
Sazların, taşların yosunların arasından geçerek
Bir akik gibi yansıyaraktan hem de
Kırmızı bir karpuzun doğum sancısına
Su akar ben akarım
Ben akarım su akar
Vakit yok bakışmaya

Günlerden suya.

Şiir – Cemal Süreya

by melanous

istanbul’lar geminin altında
kadınları sorarsan, onlar da öyle.
şişeler de geminin altında, güzin de.
allahtan beni kimsecikler görmüyor,
canımın istediğini yapıyorum.
çırılçıplak sularda yıkanıyorum, utanıyorum.
güzin utanmak istiyor; ama nerede?
nasıl utanacak bu boş şehirde?

güzin utanmak gerektiğini ileri sürüyor,
boyuna ileri sürüyor, gözleri mavi.
güzinciğim ufak bir kadın, bir öpüşlük canı var.
“hakkın var” diyorum; utanıyorum.
ama istanbul’lular, kadınlar, deniz yıldızları,
hepsi, hepsi geminin altında.
şişeler de orada, çuvalın üstünde,
elimle koymuş gibi biliyorum.

Keske Yalnız Bunun İçin Sevseydim Seni#3

by melanous

gece bitkilerinden korkuyorum,
hayır geceleri bitkilerden!
gizlenirken vurulmuş ulaklara ağıttır
bana açtığın her telefon.

iki kalp arasındaki en kısa yol:
birbirine uzanmış ve zaman zaman
ancak parmak uçlarıyla değebilen
iki kol.

an ki fiskiyesi sonsuzluğun
keşke yalnız bunun için sevseydim seni.

Keske Yalnız Bunun İçin Sevseydim Seni#2

by melanous

“bir cicek duruyordu, orda, bir yerde,
bir yanli$i duzeltircesine acmi$;
gelmi$ ta agzimin kenarinda
konu$ur durur.

bir gemi bembeyaz teniyle aciklarda,
guverteleri uctan uca orman;
aldim cicegimi $urama bastim,
bastim ki yalnizligimmi$.

bir ba$ina ar$inliyor bir adam mavi treni
ke$ke yalniz bunun icin sevseydim seni