Nilgün Marmara #Hepiniz Mezarısınız Kendinizin

bütün yalnızlıkların ilenci
korusun çoğulluklarınızı
cinnet koyun erdemin adını
maskeleriniz kuşanıp,yalanlarınızı çoğaltın
hepiniz mezarısınız kendinizin

Aşkın Balladı

Andırırsın beni bana, bana beni,
Dediklerinde, duyduklarında,
Yazdıklarımda seni bana, bana seni,
Söylemesem bile, saklamadıklarımda.
Ah hep aklımda, hep aklımda;
Andırırsın seni sana, sana seni,
Gözlerinde, kulaklarında, dudaklarında.

O Plajda Onsuz – Attila İlhan

Bana şiiri sevdiren şair.. Onsuz birşeyler hep eksik kalacaktı.

iki beyaz martıdır ellerinle gelirsin
gizli bir yerinden tutuşmuş yanar
kederinle gelirsin
yorgun bir yelkenliyim hayatının ufkunda
intihar ihtimali gözlerinle gelirsin
sinsi bir deprem sürer gider
durgunluğunda
93 senesinin en uzun günü
akşam
güneş dehşetle çekilip kaybolduğunda
vahşi ve dokunulmaz
şiirinle gelirsin
hiç olmasan da mutaka varsın
onüç yaşındasın
ne kadar da mahzun
başın omzuma yaslanmış kucağımdasın
ay birazdan doğacak
dağların arkasında henüz
gökyüzüne vurnuş kızıllığı
yıldız alacasında
görünmez böceklerin
belli belirsiz ıslığı
aslında sen şimdi kimbilir nerede
hangi hayal şilebinde kaçak yolcu
hangi korkunç yalnızlıktasın
dip balıklarıyla arasındaki sır
hiçbir zaman anlaşılamamıştır
sabaha karşı yağmurlu güller
sessiz sedasız
ona doğru büyürler
rüzgârsız
tek yaprak kımıldamaz bir havada
rüzgâr çıngırağının çınladığını duyarsınız
hiç kimse farkında olmasa da
sarışın gölgesi geçmiştir bahçeden
apansız
sabah kuşları güneşten erken
dallardan gökyüzüne
pırıl pırıl
kokuları yola çıkmış çiçeklerden
yaprağın yeşiline beyaz tırtıl
gece çiğ düşmüş
buğulanıyor
sen ve ben
uzak bir yoldan gelmişiz
göz alabildiğince ılıca koyu
mavisi kaç türlü zengin
eli yüzü temiz
çıplak omuzlarına güneş doğdu
aydınlık bulaşıyor ellerinden
kolların sanki gümüş suyuna batırılmış
kaşların tel tel ışığı yansıtıyor
gözlerin ayna kırığı deniz
gerçekten
yaşanacak bir an mı sezdiğimiz
acaba gelecekten
yoksa eskittiğimiz
yoğun bir mutluluğun
birden hatırlanması mı?
hadi canım
içlenmenin alemi yok
çocukluğun sırası mı?
geçen yaz gibi bu yaz da
aynı parlak kristal aydınlığı
aynı soluk aldırmayan rüzgâr
aynı plajda
geçen yaz gibi bu yaz da
kumlarda küçüklü büyüklü
aynı çocuk kalabalığı
bir org gibi gürltülü
aynı dalgalar
aynı plajda
geçen yaz gibi bu yaz da
herşey eskisi gibi
hiçbir şey değişmemiş
aynı plajda
ne gökyüüznün deli mavi sonsuzluğu
ne denizin cam yeşili huzursuzluğu
ne fânilik düşünceleri
ne dudak dudağa çiftler
sadece ben farklıyım
biraz dalgın ve uzak
bir hayli karamsar
biliyorsun
içimde kirli bir balon gibi büyüyen boşluğun
tek bir sebebi var
senin yokluğun

İyi Uykular – Feridun Düzağaç

İlk olarak Sezen Aksu’nun şarkı sözlerinin kitap haline getirilmesiyle duyduğum “eksik şiir” kavramı literatüre geçmeli bana kalırsa. Bu tür şarkı sözlerini en iyi tanımlayan kelimeler.. Bundan sonra beğendiğim güzel şarkı sözlerini ” Eksik Şiir” kategorisinde yayınlacağım, iyi okumalar..

Melanous

Feridun Düzağaç’ın İyi Uykular şarkısının sözleri:

bu arayışın bir buluşu
bu kayboluşun bir çıkışı yok belki
belki var bilemem
yaşamak bir mesai gibi
maaşı az patronu çok bir iş
sanki mecburen

oyunlarım umutlarım düşlerim vardı
hepsi birden yarım kaldı
maviye boyadığım gökyüzüm vardı
kuşlarımı kimler çaldı

uyuduk büyüdük ninni
bir doğduk kaç kez öldük
mutluluğu kaça böldük ki
elimizde kalmadı

bu arayışın bir buluşu
bu kayboluşun bir çıkışı yok belki
belki var bilemem
yaşamak bir mesai gibi
maaşı az patronu çok bir iş
sanki mecburen

oyunlarım umutlarım düşlerim vardı
hepsi birden yarım kaldı
maviye boyadığım gökyüzüm vardı
kuşlarımı kimler çaldı

uyuduk büyüdük ninni
bir doğduk kaç kez öldük
mutluluğu kaça böldük ki
elimizde kalmadı

Beni Güzel Hatırla

Gelen yorumların birinde bu şiirin Orhan Veliye ait olamayabileceği, zaten tarzının da benzemediği yazıyor. Yorumu yazan kişiye hak veriyor ve başlıktaki Orhan Veli kısmını siliyorum. İyi okumalar.

beni güzel hatırla!
bunlar son satırlar…
farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
ya da bir yağmur sel oldum sokağında
sonra toprak çekti suyu…
kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
uyandın ve ben bittim…

beni güzel hatırla!
çünkü; sevdim seni ben, herşeyini…
sana sırdaş oldum, dost oldum,
koynumda ağladın.
yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
beni üzdün, kınamadım.
alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım…

beni güzel hatırla!
sayfalarca mektup bıraktım sana.
şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
sakladım günahını, sevabını içimde
sessizce gittim…
senden öncekiler gibi sen de anlamadın.

beni güzel hatırla!
sana unutulmaz geceler bıraktım
sana en yorgun sabahlar…
gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
en güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
söylenmemiş “merhaba”lar sakladım her köşeye
vedalar bıraktım duraklarda.
ne ararsan bir sevdanın içinde
fazlasıyla bıraktım ardımda.

beni güzel hatırla!
dizlerimde uyuduğunu düşün,
saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
alnından öptüğüm dakikaları…
birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
şaşırtmayı severim biliyorsun.
bu da sana son sürprizim olsun.
şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
beni güzel hatırla.
gidiyorum…